h1

Gayri müslimlerle dost olmak

27 Kasım, 2006

 

dinler arası diyalog

Soru:Bir diyalogcu diyor ki:”Gayri müslimlerle dost olmadan onlara İslamiyet’i nasıl anlatacağız? İlk önce onlarla samimi dost, can ciğer olmak lazım, hatta onların kiliselerine gidip, âyinlerine bile katılmak lazım.”
Kâfirlerle böyle dostluk kurmak caiz mi?

CEVAP
Caiz değildir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:

(Müminler, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allah’ın dostluğunu bırakmış olurlar.) [Al-i İmran 28]

(Ey iman edenler, Yahudileri de, Hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar, [İslam’a olan düşmanlıklarında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51]

(Zalimler, [Kâfirler, İslam’a olan düşmanlıklarında] birbirinin dostudur. Takva ehlinin dostu ise Allah’tır.) [Casiye 19]

Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Kâfir bir kavmi seven veya onlarla dostluk kuran kimse, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberani]

Bid’at ehli ile dostluk uygun görülmezken nerde kaldı ki gayri müslimler ile dostluk uygun görülsün.

Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

(Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.) [Taberani]

(Bid’at ehline sert davran! Allah, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]

(Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.) [Müslim]

(Hasta olurlarsa, ziyaretlerine gitmeyin!) [Ebu Davud]

(Karşılaşınca, onlara selam vermeyin!) [İbni Mace]

(Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!) [Ukayli]

(Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!) [İbni Hibban]

(Onlar benden değil, ben de onlardan değilim. Onlarla cihad, kâfirlerle cihad gibidir.) [Deylemi]

(Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatib]

İmam-ı Rabbani hazretleri 54. mektubunda buyuruyor ki:

İyi biliniz ki, bid’at sahibi ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır.

Mazher-i Can-ı Canan hazretleri buyuruyor ki,

(Kâfirleri ve bid’at sahiplerini ve açıkça günah işlemeye devam eden fasıkları sevmememiz emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, selam vermemeli, arkadaşlık yapmamalıdır. Zaruret ve ihtiyaç olduğu zaman, zaruret miktarı kadar, bu yasaklara izin verilmiştir. Bu zaman, onlarla ihtilat caiz olur ise de, kalbin yine onları sevmemesi lazımdır.)

Müminin kâfiri sevmesi, arkadaşlığı üç türlü olur:

Birincisi, onun küfrünü beğenir. Bunun için sever. Bu muhabbet yasaktır. Çünkü onun dininden razı olmuştur. Küfrü beğenen kâfir olur. Böyle muhabbet, imanı giderir.

İkincisi, herkesle iyi geçinmek için, kâfire dost görünmektedir. Bu yasak değildir.

Üçüncüsü, ikisi ortasıdır. Onlara meyleder, yardım eder. Dininin bâtıl olduğunu bilerek, akrabalık, iş arkadaşlığı sebebi ile dostluk yapar. Bu muhabbet küfre sebep olmaz ise de, caiz değildir. Çünkü bu muhabbet, zamanla dinini beğenmeye sebep olur. (Mektubat-ı Masumiyye c.3, m.55)

Şimdiye kadar gelen İslam âlimleri, bunlar gibi diyalog kurmamışlar. Kitap neşretmişlerdir. Onlara zulmetmemişlerdir. Gerektiğinde Cehenneme gitmeyip, Cennete gitsinler diye kılıçla yola getirmeye çalışmışlar, savaş etmişlerdir.

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: