h1

Bir diyalogcu ile diyalog…

19 Aralık, 2006

diyalogcu


Diyalogcu: Diyalogculara karşı çıkmakla ittihad-ı İslam gerçekleşmez ve “Müminler kardeştir” âyetine uyulmaz ki…

– Hıristiyanlara kucak açmakla ittihad-ı İslam gerçekleşmez ki… Papanın ve papazın elini öpmekle, “Müminler kardeştir” âyetine uyulmaz ki… Yapacaksan, önce yetmiş parçaya bölünmüş Müslümanları birleştir.

Diyalogcu: Artık internet ile kötülüğe ulaşmak çok kolaydır, bu kötülükler dinlere hayat hakkı tanımadığı için, ayakta kalmak isteyen dinler diyalogtan yana olmak zorundadır.

Hıristiyanlar, Müslümanlığı yok etmek için dinsizlerden daha çok çalışıyorlar. Hıristiyanların misyoner teşkilatı var, ateistler ve komünistlerin böyle bir teşkilatı yok. Eskiden zimmi olanlar vardı. Devletin gölgesinde yaşadıkları için diyalog önem taşırdı. Harbi olanlarla diyalog zararlı olur.

Diyalogcu: Öyle tv programları var ki, dini, imanı yele verebilir…

– Hıristiyanlar zaten bunu yapıyor. Diyalog olunca bu programları kaldıracak mı? Adamlar papaza gidip günah çıkarıyorlar. Onlara göre, zinanın ne sakıncası olur ki?

Diyalogcu: Ayyaşlık yaygın hâl almış… Fuhuş moda haline gelmiş…

– Hıristiyanlıkta içki ve sarhoşluk günah değil ki… Diyalog kurulunca içkiden vazgeçecekler mi?

Diyalogcu: Bu olumsuzluklar insanların dinlerden ne kadar uzaklaştığını göstermektedir.

– İslam ile diğer dinler mukayese kabul eder mi? İnsan, diğer dinlerden ne kadar uzaklaşırsa o kadar iyi. Bir dinsizin Müslüman olması mümkün, fakat Hıristiyanın Müslüman olması daha zordur.

Diyalogcu: Kiliseler, havralar kadar camiler de boşaldı. Hurafeler, bid’atler bütün dinleri sardı. Eğer yeryüzünde din adına bir şeyler kalacaksa, dinler arasında yardımlaşma şarttır.

– Diyalog ile hurafe ve bid’at nasıl temizlenir ki? Hak olmayan Hıristiyan ve Yahudilikteki bid’at ve hurafeyi kaldırsak bile ne önemi var? Zaten o hak değil. Ondaki hurafeyi kaldırmanın maksadı var mı?

Diyalogcu: Diyalog, dinlerin birleşmesi değil, yardımlaşmasıdır.

– Hıristiyan ve Yahudi bize, biz ona ne yardım edeceğiz? Bunların ne yardımı olur ki?

Diyalogcu: Diyalog anlaşmadır, bir kısım prensiplerde mutabık kalmaktır.

– Hep yuvarlak konuşuyorsunuz. Ne anlaşması, hangi prensiplerde mutabık kalınacak? Programın ne? Bunlarla anlaşılabilecek tek mesele, tek Allah inancıdır. Fakat Hıristiyan üç tanrı varken senin tek Allah’ına inanır mı? Sayın diyalogcu, lütfen açık ol, kâfirlerle ne diyalogunun peşindesiniz? Onlar gölge etmesin, başka ihsan istemeyiz. Misyoner faaliyetlerini durdursunlar yeter. Ama buna diyalogcuların gücü yetmez.

Diyalogcu: Hz. Muhammed de gayri müslimlerle 52 maddelik bir anlaşma yapmıştı. İslam tarihinde yabancılarla yapılan anlaşmaların sayısı pek çoktur.

– Düşmanlarla anlaşma yapılır fakat bu anlaşmaya diyalog denmez. Siz anlaşma değil, diyalog peşindesiniz. Günah çıkarmayın, misyonerliği bırakın, üç tanrıya inanmayın gibi bir anlaşma mı imzalayacaksınız? Yoksa…

Diyalogcu: Hıristiyanlarla yardımlaşmamız lazım.

– Onlar bize ne yardımı yapacak? Tarihte görüldüğü gibi hizmet perdesi altında Hıristiyanlık propagandası yapacaklar. Zaten (gayemiz, dünyayı Hıristiyanlaştırmaktır) diyorlar.

Diyalogcu: Ne o beni Hıristiyan yapabilir, ne de ben onu Müslüman yapabilirim, benim gayem, dinsiz kalmak istemeyenlerle el ele vereceğim.

– Hıristiyan’la el ele vermek anlaşma mıdır, yoksa dostluk mudur? Belki onlar, seni Hıristiyan yapamaz ama, onların tek gayesi herkesi Hıristiyanlaştırmaktır. Bile bile bunun üstüne gitmek, dinini bilmeyen Müslümanları kurban etmek olmaz mı? Dinini bilmeyen Müslümanları peşkeş mi çekeceksin? Yoksa Hz. İsa onları kurtarır diyerek gizli bir maksadın mı var?

Diyalogcu: Televizyonda ahkam kesip, diyaloga karşı çıkanlar, bir zamanların TCK’nın 163. maddesinin hışmına uğramayan kimselerdir.

– Diyalog olunca, ceza kanunları kalkacak mı?

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: